İnsan korkunca niçin diÅŸleri birbirine vurur?
Bir insan büyük bir tehlike veya korku verici olayla karşılaşınca vücudu otomatikman savunmaya geçer. DiÄŸer canlılarda olduÄŸu gibi diÅŸler ve çene savunmanın ana mekanizmalarıdır.İşte bu nedenle ilk insanlardan gelen kalıtımsal yapıdan dolayı önce çene ve diÅŸler harekete geçer. Çenedeki kaslar titrer, bu da sanki diÅŸler birbirine vuruyormuÅŸ gibi görüntü verir.
Akıl ile zeka arasında fark nedir?
Akıl yalanla gerçeÄŸi, doÄŸruile yanlışı ayırabilme, bir konuda düÅŸünce yürütebilme ve görüÅŸ bildirme yeteneÄŸidir. İnsan olgunlaÅŸtıkça aklı geliÅŸir. Zeka ise bir olayı önce anlama, iliÅŸkileri kavrama, yargılama ve açıklayarak çözme yataneÄŸidir. Genel olarak 12 yaşına kadar geliÅŸir, 20 yaşına kadar sürer sonra sabit kalır. Zeka bir insanın her türlü olay karşısında aynı yeteneÄŸi gösterebileceÄŸi anlamına gelmez. Bir besteci müzik yapıtını aklıyla deÄŸil zekasıyla yaratır. Fakat en basit matematik problemini çözemeyebilir. Sonuç olarak zeka, ruhsal olaylara, algı ve hafıza yeteneÄŸine, tutkulara, eÄŸilimlere göre farlılıklar gösterir. Akıl somut olarak ölçülemez, zeka IQ denilen testle ölçülebilir.
Dolunay insan davranışlarını etkiler mi?
İnsanlar arasında bu inanç oldukça yaygındır. Eskilerin Ay\\\'ın dönemlerine baÄŸladıkları boÅŸ bir inancın günümüze uzanan bir varsayımıdır. Bilim adamlarının yaptıkları bütün çalışmalar bu görüÅŸün boÅŸ olduÄŸunu kanıtlamıştır. Ay, dünyadaki okyanusların gel-git denilen suların alçalması ve yükselmesi olayı üzerinde doÄŸrudan etkisi vardır. Vücudumuzdaki suyun oranı , okyanuslardaki su miktarıyla kıyaslanamaz. Yani Ay\\\'ın çekim gücü insanı etkileseydi yalnız dolunayda deÄŸil her gün olması gerekirdi. Dolunayda ayın parlaklığı da pek önemli bir etken deÄŸildir. Çünkü gönderdiÄŸi ışık miktarı GüneÅŸ\\\'in gönderdiÄŸinin 600 binde biri kadardır
Niçin gözyaşı dökeriz?
Dünyadaki canlılardan sadece insan ruhsal nedenlearle aÄŸlar. İnsanı farklı kılan bu durum ÅŸüphesiz yaÅŸam tarihindeki evrimin bir sonucudur. Aslında gözlerimize sürekli gözyaşı koruma amaçlı olarak salgılanmaktadır. Fakat aÄŸlama ruhsal bir boÅŸalmadır. Bu konuyu ilk inceleyer Darwin\\\'dir. Daha sonra yapılan deneyler sonucu görüldü ki soÄŸan doÄŸrarken akan gözyaÅŸlarının kimyasal yapıları farklıdır. Ruhsal gözyaÅŸları daha çok protein içermektedir. Fakat henüz bu farkın nedeni açıklanamamıştır.
Üç yaşından daha önce olanları niçin hatırlamıyoruz?
Bilim adamları geçmiÅŸ deneyimlerimizi saklayan hafızamızın beynimizde anıveya öykü ÅŸeklinde organize olduÄŸunu ileri sürüyorlar. Üç yaşından küçükler bu ÅŸekilde iletiÅŸim kurma yeteneÄŸine sahip deÄŸiller.Öykü ve anılarını anlatamıyorlar. Yer ve karakter kavramlarını anlamıyorlar. Üç yaşından küçükler düzgün konuÅŸabildikleri,anlayış, seziÅŸ ve hafıza yeteneklerine sahip oldukları halde tüm olanları bir bütün olarak ÅŸekillendiremiyor, öyküye dönüÅŸtüremiyorlar.Hafızamız ne yaptığını ne yapıldığını 3-4 yaÅŸlarında kaydetmeye baÅŸlıyor.
Develerin hörgüçlerinde ne var?
Genelde hörgüçlerinde su olduÄŸu ve uzun yolculuklarında bu suyu kullandıkları söylenir ama doÄŸru deÄŸildir. Develerin hörgüçlerinde 30-35 kg kadar yaÄŸ bulunur. Yiyecek bulamadıkları zaman bu enerjiyle hareketlerini saÄŸlarlar ayrıca yaÄŸ çöl sıcağına karşı koruma görevi de yapar. Develer suya az gereksinim duyarlar. Burun mukozaları insana göre 100 kat daha büyüktür. Soluk alırken havadaki nemin üçte ikisini kazanabilirler. Su kaybını da dokularından kaybederler, kandaki su etkilenmez.
Yumurtanın niçin bir tarafı yuvarlak, diÄŸer tarafı sivridir?
EÄŸer köÅŸeli olsalardı kenarları dayanıklılık bakımından çok zayıf olurdu. En dayanıklı geometrik ÅŸekil küredir ama bu ÅŸekildeki yumurta yuvarlanacak olursa nerede duracağı belli olmaz. Yumurta yuvarlanınca düz gitmez. İnce tarafı üstünde dairesel bir yol çizer. BaÅŸladığı yere yakın bir noktada durur. Yani düz bir yerde kaybolması olanaksızdır. Yumurta, tavuÄŸun yumurta kanalında küre ÅŸeklindedir. İlerlemesi sırasında arkada kalan dairesel kasların büzüÅŸerek hem yumurtayı ileri iterler hem de bu kısmına baskı yaparak konik biçimini saÄŸlarlar. Yumurtanın ÅŸeklinin nedeni de budur. Sürüngenlerde bu düzenek olmadığından yumurtaları küresel biçimdedir.
Kuşlar nasıl konuşabiliyor?
Her insan aÄŸzıyla konuÅŸur ama konuÅŸabilmeyi saÄŸlayan asıl organ beyindir. Beyinde oluÅŸan düÅŸünceler dilimize ve dudaklarımıza aktarılır. Hayvanlar bu nedenle konuÅŸamaz. PapaÄŸan ve benzeri kuÅŸların yaptıkları konuÅŸma deÄŸil, mükemmel bir ses tınısı ezberi ve tekrardır. Sesleri ezberler ve taklit ederler. KuÅŸların ses organları memeli hayvanlardan farklı olarak gırtlakta deÄŸil göÄŸüs kafeslerinn dibinde, karın boÅŸluÄŸunun derinliklerindedir. KuÅŸların doÄŸasında ses taklit yeteneÄŸi vardır. DoÄŸayla içiçe yaÅŸarken diÄŸer kuÅŸların seslerini taklit ederek bir çeÅŸit iletiÅŸim saÄŸlarlar.
AteÅŸ böceÄŸi nasıl ışık saçıyor?
Aslında bu böceÄŸin verdiÄŸi ışığın ateÅŸle de sıcaklıkla da bir ilgisi yoktur. Bilimsel adı "SoÄŸuk Işık"tır. Bu ışık olayı, moleküler seviyede kimyasal bir iÅŸlemdir. Bazı moleküllerin ayrışarak daha yüksek enerjili hale geçebildikleri ve bu fazla enerjiyi ışığa dönüÅŸtürebildikleridir. AteÅŸ böceÄŸinin karın bölgesindeki ışık organında bulunan guddelerden ışık elde etmede rol alan iki ana kimyasal madde üretilmektedir. Fakat onlar da tam olarak ışık vermeye yetmediÄŸi için böceÄŸin ışık bölgesine yakın solunum organının ışık verme anında burayı oksijenle beslemesi gerekmektedir
Kediler balık ve sütü niçin severler?
Kedilerin sudan hoÅŸlanmadığı bilinir. Ama aslında kediler çok iyi yüzerler. Hava ÅŸartlarından dolayı ve de tembelliklerinden suya girmeyi sevmezler. Evkedisinin balık sevmesinin yanında kuÅŸlara ve farelere olan düÅŸkünlüÄŸünün nedeni evcilleÅŸtirilmeden önce Mısır\\\'da Nil vadisinde balık, kurbaÄŸa, küçük kuÅŸ ve fareleri avlayarak yaÅŸamış olmasıdır. Zaten eski Mısırlılar kedilerifare avcıları olduÄŸu için evcilleÅŸtirmiÅŸlerdir. Günümüzde kedinin kuzey Hindistan ve GüneydoÄŸu Asya\\\'da yaÅŸayan türleri ırmakların kenarlarında balık avlayarak yaÅŸamaktadır. Patileriile balıkları sudan dışarı atar, gerekirse suya tamamen girerler. Eski Mısır\\\'da kedi bakıcıları onları ekmek ve sütle beslemiÅŸlerdir. Kedilerin süt zevkinin de Mısırlı bakıcılarının yarattığı beslenme alışkanlığından kaynaklanmaktadır.
Horozlar niçin sabahları erkenden öterler?
Sabah güneÅŸ doÄŸarken ötmek yalnız horozlara özgü deÄŸildir. KulaÄŸa en çok horozun sesinin gelmesi, onun sesinin diÄŸerlerinden daha güçlü olmasıdır. KuÅŸların büyük çoÄŸunluÄŸu da aynı saatlerde aÄŸaçlarda koro halinde öterler. Gün boyu hem horozlar hem kuÅŸlar bu ötüÅŸü sürdürürler ama seslerinin en güçlü çıktığı zaman sabah saatleridir. Horoz ve kuÅŸların sabah gün doÄŸarken ötmeleri biyolojik saatleriyle ayarlanmıştır
Evlerimizdeki sinekler kışın nereye gidiyor?
Sineklerin her türü kışın ortadan kaybolur. Havaların ısınmasıyla birlikte ansızın ortaya çıkarlar. Sinekler ısıya karşı çok hassastır. GüneÅŸ bulutun arkasına girdiÄŸi zaman oluÅŸan ısı düÅŸmesinden etkilenirler. Kış günlerinde yaÅŸama ÅŸansları yoktur. Ölmeden önce yumurtalarını topraÄŸa veya kuytuya gömerler. Lavra ve yumurtalar soÄŸuktan etkilenmez. Yaz sıcakları baÅŸlayınca yumurtalar çatlar ve yine sinekli günler baÅŸlar.
Tükenmez kalemin dolmakalemden farkı nedir?
Kalemin tarihi yazınınkinden de eskidir. İlk insanlar sivriltilmiÅŸ çakmak taÅŸlarıyla duvar resimleri yapmıştır. Mürekkepli metal kalemler Romalılar tarafından biliniyordu. Tükenmez kalem adı ile bilinen bilye uçlu kalemin ilk modeli 1880 yılında yapılmıştır fakat raÄŸbet görmemiÅŸtir. Uçakların geliÅŸmesiyle gündeme tekrar gelir. Uçaklar 2-3bin metreye çıkınca hava basıncı oldukça azalır. Dolmakalem mürekkebi basınç nedeniyle dışarı akarak kağıdı ya da giysiyi lekeler. 2.Dünya Savaşı\\\'nda askeri uçaklarda kullanılan tükenmez kalem sonradan yaygınlaÅŸmıştır. Tükenmez kalemlerde mürekkep kağıda pirinç uçtaki yuvaya yerleÅŸtirilmiÅŸ minik bir bilye aracılığıyla aktarılır. Fakat dolmakalemin özelliÄŸi seçkin ve yazıyı kaliteli kılmasıdır.
Doktorlar niçin dizimize çekiçle vurur?
Bir sandalyeye rahatça oturup bacak bacak üstüne atarken doktor dizkapağının hemen altına, kası kemiÄŸe baÄŸlayan tedoma minik lastik bir çekiçle vurduÄŸu zaman bacak ileri fırlar. Bu reflekste baldır kaslarındaki duyu sinirleri kasın geniÅŸlemesine tepki verir ve yeni sinir sinyalleri oluÅŸturarak kaslara hafif bir basınç uygulandığını ve gerildiklerini omuriliÄŸine iletirler. Omirilik ise bu basınca dayanabilmesi için kasların kasılması gerektiÄŸini bildirir, bacak tekrar geri hareket eder. Refleks, beyin denetiminden geçmeksizin, yani beyin devrede olmadan doÄŸrudan omuriliÄŸin komutlarıyla gerçekleÅŸmektedir. Diz kapağı refleksi omuriliÄŸin iÅŸleyiÅŸi konusunda bilgi veren önemli bir tanı yöntemidir.
Yapıştırıcılar nasıl yapıştırıyor?
Yapıştırıcıların saÄŸladığı yapışma olayı aslında kimyasal bir reaksiyondan baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildir. Günümüzde imalatçılar yapıştırıcıları sentetik malzemeler kullanarak yaparlar. Yapışma olayında benzer veya ayrı malzemeden iki madde, bir de yapışkan gerekir. Burada en önemli görev yapıştırıcıdadır. Yapıştırıcının moleküllerinin diÄŸer iki madde molekülleri ile birleÅŸme eÄŸilimi gösterir bir yapıda olması gerekmektedir.
Matematikte niçin (-2) ile (-2) nin çarpımı (+4) tür? Haftanın beÅŸ günü iÅŸe otobüs ile gidip geldiÄŸinizi varsayalım. Her sefer bir milyonluk bir biletle yapılıyor. On milyon tutarında on tane bilet aldınız. Hergün gidiÅŸ geliÅŸ kullandıkça iki tanesi eksiliyor. Bunun eÅŸitlikteki yeri (-2) dir. Siz bu iÅŸi beÅŸ gün süresince yani 5 kez yaparsanız (-2)x(+5)= 10 olur. Diyelim ki bayram tatilinin iki günü o haftanın PerÅŸembe ve Cuma günlerine geldi ve tatil. Bu kez yapmanız gerekeni yapmıyorsunuz. İki günlük 4 bileti kullanmıyorsunuz. Bu hareket, yapmanız gerekene göre negatif yani ters yönde bir harekettir. Hergün bilet almak yerine iki gün süresince hiç bilet kullanmıyorsunuz.İki kere negatif hareketi "-2" bilet üzerinde yapınca o hafta elinizde (-2)x(-2) =(+4) bilet kalıyor.
Radyonun sesi açılınca pil daha çabuk mu biter?
Pille çalışan portatif radyolarda sesin yüksekliÄŸi pilin ömrünü etkiler. Radyo açık, sesi kapalı durumu ile sesin sonuna kadar açık durumu arasındaki fark pillerin ömürlerinin kısalmasına neden olur. Ses sonuna kadar açıldığında pillerden çekilen akım yüzde 30 artmaktadır. Bu durum, küçüÄŸünden büyüÄŸüne, pille çalışan ve ses yükselticisi olan bütün radyo, teyp, volkmen vb. için aynıdır.
Termos nasıl sıcağı sıcak, soğuğu soğuk tutuyor?
Tek nedeni vardır, vakum.Yani boÅŸluk.Bir termosta içiçe geçmiÅŸ iki kap vardır.Dıştaki metal bir kap olup içteki genellikle bir cam ÅŸiÅŸedir.İkisinin arasındaki hava ise boÅŸaltılmıştır.Tam olmasa da üreticiler tarafından elde edilebilen tama yakın bir boÅŸluk vardır.Vakumlu bir ortamda hava molekülleri de ılmadığından ısı iletilemez.Cismin ısısı baÅŸlangıçta ne ise o halde kalır.İçerden dışarıya, dışardan içeriye ısı geçiÅŸi olmaz.Böylece termosa konan sıvı sıcaksa sıcak, soÄŸuksa soÄŸuk kalır.